Siyah beyaz zihin sporu: Satranç

Siyah beyaz zihin sporu: SatrançBundan böyle ülkemizin satrançta kazandığı başarıları daha yakından takip edebileceğiz. Fırsat bu fırsattır diyerek size satrançla ilgili faydalı bilgiler verelim istedik...

Satranç, strateji kurma becerisine dayalı bir akıl oyunudur. İki oyuncu ile 64 adet siyah ve beyaz kareye bölünmüş bir tahta üzerinde, toplam 32 taşla oynanır. Taşlar iki oyuncuya eşit oranda bölünmüştür ve simetrik bir biçimde karşılıklı olarak yerleştirilir. 6 değişik taş türü vardır ve hepsinin de kendine özel güçleri ve hareket biçimleri vardır. Az sonra bunları anlatacağız. Ayrıca kabul etmelisiniz ki satranç oynayanlar çok zeki ve karizmatik görünürler. Öğrenmesi tavladan zordur ama tavla oynayarak bu kadar sıkı görünemezsiniz.

Satranç dünyanın en popüler oyunlarından biridir desek kesinlikle yanılmış olmayız. Zaten onu sadece bir oyun olarak nitelemek de yanlış olur; bir spor, sanat ve bilim olarak da sınıflandırmak mümkün.

Kimileri onu bir zihinsel savaş oyunu, akıl gücünü göstermenin en iyi yolu olarak görür. Mesela Garry Kasparov, satrancın “zihinsel bir işkence” olduğunu söylemiş. H.G. Wells ise satrancın “insanlığa hediye edilen bir lanet” olduğunu düşünüyormuş. Kimileri de satranç oynuyorum demeyi sever ki bunda da bir sakınca yok. Bu nedenle satranç çoğu kişide çekingenlik yaratır ve üstün zekalı olmayanların oynayamayacağına kesin gözüyle bakıldığından öğrenmeye teşebbüs edilmez. Oysa ki tecrübe kazandıkça satrançta daha başarılı olmak işten bile değildir.

Günümüzde çeşitli kulüplerde, turnuvalarda olduğu kadar sanal ortamda satranç oynamak da iyice yaygın hale geldi. Hatta posta ile oynayan da var: Hamlelerini birbirlerine gönderiyorlar. E-posta çıkmadan öncesinde başlayan bu yöntemle oyunun ne kadar uzun sürdüğünü bir düşünsenize! Ama zaten sabır, iyi bir satranç oyuncusunun sahip olması gereken en önemli özelliklerden biridir.

İran doğumlu bir oyun olduğu söylenen satrancın dünya üzerinde çeşitli versiyonları oynanır. Çin’de “xiangqi”, Japonya’da “shogi”, Kore’de “janggi”, Tayland’da “makruk”, Hindistan’da “caturanga” gibi isimlerle anılan bu versiyonların tümüne hakim olamayacağımız kesin; o nedenle gelin biz klasik satrancın oynanış şekline bir bakalım:

Siyah beyaz zihin sporu: Satranç64 kareli tahtada iki oyuncunun taşları, burada gösterdiğimiz gibi dizilir. İyice anlaşılması için örneğin şekilde en altta görülen beyaz taşları soldan sağa doğru sayalım: kale, at, fil, vezir, şah, fil, at, kale. Bunların tümünün önüne de bir sıra piyon dizilir. Rakip kişi de taşlarını aynı şekilde dizer. Amaç, genel olarak ileri doğru gidip rakibin mümkün olduğu kadar çok ve kritik taşlarını yemek ve onu etkisiz bırakarak “şah-mat” pozisyonuna ulaşmaktır. Oyuna beyaz taşların sahibi olan kişi başlar.

Piyon: Sayısı en fazla olan taş budur. Sadece ileri doğru bir kare ilerleyebilir ve rakip taşı yine bir kare çapraz ilerleyerek yiyebilir. İlk hamlesinde iki kare ilerleme hakkı vardır. Oyun ilerleyip de tahtanın en son sırasına kadar varmayı başarırsa başka bir taşa dönüştürülebilir; yani kale, at, fil, hatta vezir olabilirler. Piyon ilk anda çok güçlü bir taş gibi görünmese de çok stratejik rollere sahiptir ve bunun için oyun bittiğinde şah ile aynı kutuya konur. Değeri 1 puandır.

Kale: Satranç tahtasının en dış köşelerine yerleşen kale, sadece dümdüz ama istediği kadar ilerleyebilir. Bu nedenle çok güçlüdür ve en sevilen taşlardan biridir. Değeri 4,5 puandır.

Siyah beyaz zihin sporu: SatrançAt: Kalenin yanına yerleştirilen at, L harfi şeklinde ilerler; yani iki kare ileri ve bir kare yana veya iki kare yana ve bir kare ileri olacak şekilde. At, diğer taşların üzerinden atlayarak hareket edebilen tek taştır. Değeri 3 puandır.

Fil: Kalenin yanına yerleştirilen fil, çapraz olarak istediği kadar ilerleyebilir. Bu nedenle hep siyah ya da hep beyaz kareler üzerinde gider. Değeri 3 ¼ puandır.

Vezir: Satranç tahtasının belki de en güçlü taşıdır. Hem düz hem de çapraz olarak ilerleyebilir. Bu sebeple genel olarak korkutucu bir gücü ve karizması vardır. Filmlerde oynanan satranç takımlarının en gaddar görünümlü taşı budur. Değeri 9,5 puandır.

Şah: Oyuncunun amacı, şahını korumaktır. Rakip oyuncu şahı yediği zaman oyun sona erer. Aslında şahın yetenekleri çok kısıtlıdır. Her yöne doğru sadece bir kare ilerleyebilir. Bir diğer harekete ise “rok” denir: Eğer şah ile aynı sıra üzerindeki aynı renk kale daha önce hiç hareket etmediyseler yer değiştirebilirler. Bunun için aralarında başka bir taşın da olmaması gerekir. Eğer hareket şah tarafındaki kaleyle yapılırsa küçük rok, vezir tarafındaki kaleyle yapılırsa daha uzun yol gideceğinden uzun rok olarak adlandırılır. Bu tür hareketler, hiç satranç bilmeyen biriyle oynarken yapılacak en keyifli numaralardır.

Şah, kurallara uygun bir hamle ile rakip tarafından yenmekten kurtulması mümkün olmayan bir duruma düşerse, buna “şah-mat” denir. Eğer iki kişi için de böyle bir durum gerçekleşemiyorsa berabere kalınmış demektir. Yenilen kişi, şahını hafifçe dokunarak düşürür. Bu hareketi filmlerdeki kadar abartarak yapmaya, dramatik bir durum haline getirmeye gerek yoktur.

Eğer sıra kendisinde olan oyuncu kurallara uygun bir hamle yapamıyorsa, buna rağmen şahı da tehlikeli bir durumda değilse oyun berabere bitmiş olur ki buna da “pat” denir. 50 hamle içerisinde iki oyuncu da bir piyon oynatmadı ya da taş almadıysa oyun yine berabere sayılabilir. Satrançta dokunulan taşa oynanmak zorundadır ve hamleler geriye alınamaz.

Tahtada yer alan 8 dik sütuna “dikey”, 8 düşey satıra “yatay”, köşeden köşeye uzanan hatta da “çapraz” denir. Bunlar, bir taşın yerini belirtebilmek için gereklidir.

Siyah beyaz zihin sporu: SatrançSatranca karşınız merakınız artmaya başladıysa şunları okuduktan sonra eminiz daha da meraklanacaksınız.

- Satranç hakkında, tüm diğer oyunlar için yazılmış olan kitapların toplamından fazla kitap yazılmıştır.

- Napolyon, öldüğünde kalbinin çıkarılıp yerine satranç tahtası koyularak gömülmeyi vasiyet etmiş.

- Şimdiye kadar yapılmış en garip satranç takımı, Salvador Dali imalatı bütün taşların yerini gümüş parmakların aldığı takım olsa gerek.

- 2005’de kariyerine son vermiş dünyanın en iyi oyuncusu Kasparov, 28 hamle sonrasını tahmin edebilirmiş.

Siyah beyaz zihin sporu: Satranç- Bildiğiniz siyah beyaz satranç masası, 11. yüzyılda Avrupa’da tasarlanmış.

- Teorik olarak bir satranç maçı 5949 hamle sürebilir. Ama bu maç berabere biter.

- Bir satranç oyunundaki birbirinden farklı potansiyel pozisyon sayısı, evrendeki elektronların toplamından fazladır.

- Satranç tarihinin en uzun maçı, 1987’de oynanan Kasparov – Karpor dünya satranç şampiyonluğu unvan maçıdır. 48 oyunluk maç 5 ay sürmüştür. Bu maç, Karpov’un 15 kilo verip hastaneye kaldırılması sebebiyle iptal edilmiştir.

- Kaptan Kirk ile Mr. Spock üç kere satranç oynamış. Hepsini de Kirk kazanmış. Eminiz Spock, kaptanın yenmesine izin vermiştir.

- İlk telefon satranç oyunu, 1878’de İngiltere’de oynanmış.

- Aynı anda en çok kişiyle satranç oynama rekoru, Jose Cabaplanca’ya ait. 103 kişiyle oynamış ve sadece biriyle berabere kalıp kalanların hepsini yenmiş.

- Oyunu görmeden aynı anda en çok kişiyle satranç oynama rekoru ise George Kaltanovski’ye ait. 1960 yılında aynı anda 56 körleme oyun oynamış. 50’sini kazanmış, kalanlar da berabereymiş.

- Sergej Karjakin, 2002’de, 12,5 yaşında dünyanın en genç büyükustası olmuş. Ondan önceki en genç büyükusta, Çinli Bu Xiangzhi’ymiş.

- Dünyanın en uzun süre satranç şampiyonu kalma rekoru, 26 yıl 337 gün ile Emanuel Lasker’e ait.

İŞte Genç'ten alıntı








Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
İlkokul Kaynak Sitesi
 
INFOMELDUNG_LOGINBOX
Facebook'ta buluşalım
 
Reklam
 
SUNUM
 

HABER BANDI
 
 

 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

 


 kalemucum.tr.gg






******-->