Atatürk'ün Hayatı-1.-2.Sınıf Çalışma

 

Atatürk, bin sekiz yüz seksen bir yılında Selanikte doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Efendidir. Atatürkün Makbule adında bir de kız kardeşi vardır.
         Çalışkan bir öğrenci olan Atatürk, okullarını başarıyla bitirdi. Subay olunca birçok savaşa katıldı. Milletimizle birlikte Kurtuluş Savaşını kazandı. Yurdumuzu düşmanlardan kurtardı. Cumhuriyeti ilan etti.
         Atatürk, İstanbulda Dolmabahçe Sarayında öldü. Ölüm tarihi, 10 Kasım bin dokuz yüz otuz sekizdir.
         Atatürk şimdi Ankarada, Anıtkabirde yatmaktadır.
 
İlk 8 soruyu yazıya göre cevaplayınız.
 
1-Atatürk  nerede   doğdu ?
 
…………………………………………………………………………
2- Atatürkün  annesinin   adı   nedir ?
 
…………………………………………………………………………
3- Atatürkün  babasının  adı   nedir ?
 
…………………………………………………………………………
4- Atatürk  nerede  yatmaktadır ?
 
…………………………………………………………………………
5- Atatürkün   kız  kardeşinin adı  nedir ?
 
…………………………………………………………………………             
     6- Atatürk  kaç  yılında  doğdu ?
 
     ……………………………………………………………………….
     7- Atatürk   kaç  yılında öldü ?
 
     ……………………………………………………………………….
     8- Atatürk   nerede   öldü ?
 
     ……………………………………………………………………….




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: seni yalarım( anan33gmail.com ), 09.04.2018, 15:33 (UTC):
ohhh miss

Yorumu gönderen: Serdar Yıldırım( serdaryildirim1959hotmail.com.tr ), 12.08.2017, 07:02 (UTC):
ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANISI: PİYADECİLİK OYUNU

Günlerden bir gün komşumuz Binbaşı Kadri Bey’in oğlu Ahmet izinli gelmişti. Temiz üniforması, anlamlı bakışlarıyla hayranlık duyulacak bir askeri ortaokul öğrencisiydi. Bir an kendimi o üniformanın içinde hissettim.

O birkaç gün içinde komşular Ahmet’i görmeye gitti. Biz de annem Zübeyde Hanım ve kız kardeşlerim Makbule ve Naciye ile birlikte Ahmetlerin evine gittik. Ahmet askeri üniformasıyla evin salonunda, misafirlerin yanında sol eli cebinde biçimlice yürüyordu. Asalet ve saadetin ulaştığı en yüksek nokta buydu.

Daha sonra bir gün Ahmet, beni ve komşu çocuklarını bir araya topladı ve şöyle dedi:

“ Gelin bakalım arkadaşlar, şimdi sizlerle piyadecilik oyunu oynayacağız. Şu gördüğünüz tepeyi, Türk çocukları savunacak. Rum çocukları ise, ben başla dediğimde tepeye çıkarak onları aşağı çekmeye çalışacak. Oyunun sonunda, hangi grup tepeyi ele geçirirse o grup kazanmış sayılacak. “

Komşumuzun oğlu Ahmet’in başla demesiyle Rum çocukları ileri atıldılar ve tepeye tırmanmaya başladılar. Takımlar beşer kişiydiler ve ilk tepeye tırmanan Rum çocuğu bir arkadaşımı kolundan tutup aşağı çekti. Rum çocukları çok hırslıydı ve paçasından yakalanan bir arkadaşım daha aşağı çekildi. Aşağı çekilen iki arkadaşımın yukarı çıkma şansı yüzde bir bile değildi. Şimdi tepeyi savunan üç Türk çocuğu kalmıştık. Beş Rum çocuğu tepenin üstüne çıktı ve etrafımızı sardı. Yeniliyorduk.

Bir Türk çocuğu, beş Rum çocuğuna bedeldir, dedim. Onlar bana değil, ben onlara saldırdım. Tepeyi Rum çocuklarına bırakmamaya kararlıydım. Benim kazanma isteğimi gören arkadaşlar da ileri atıldılar. Sonunda tepenin üstünde iki Türk çocuğuyla yalnız kalmıştım. Rum çocuklar, yenilgiyi kabul etmişler ve üstleri toz toprak içinde aşağıdan bakıyorlardı. Biz kazanmıştık.

Mustafa daha sonra gizlice sınava girdi ve Selanik Askeri Rüşdiye’sine kaydını yaptırdı. Mustafa özellikle sınavın yetenek bölümündeki piyadecilik oyununda demir gibi bileği, çelik gibi yüreğiyle komutanların dikkatini çekti.

Kuvvet, kudret, hareket, kabiliyet hepsi Mustafa’da vardı. Gelmedi, dedi komutanlar, bu askeri rüşdiyeye böyle bir öğrenci daha gelmedi. Gelemez, dedi bir başka komutan, dünya durdukça hiçbir askeri rüşdiyeye böylesine bir öğrenci gelemez.





Yorumu gönderen: Arda( Aysel.yagansaglik.gov.tr ), 15.11.2016, 16:35 (UTC):
Eeee daha iyi kısa

Yorumu gönderen: Erdem( Face erdem gshotmail.com ), 18.08.2016, 09:09 (UTC):
Güzel bravo,fakat atatürkün gittiği okullar yazılmamış

Yorumu gönderen: Ali Çubuk( serkanrep2hotmail.com ), 28.07.2014, 20:38 (UTC):

NACİYE KAYBOLDU

Dayımın bakla tarlasına Makbule ile giderdik. Bir gün Naciye de bizimle gelmek istedi. İlk defa benden birşey istediği için olmaz diyemedim. Annemden izin çıkınca o gün üç kardeş tarlaya gittik. Naciye eline bir sopa aldı ve kargaların ardından koşturdu durdu. Bir ara Makbule ile uzun süren bir konuşmamız oldu.

Tarlanın ortasındaki kulübenin önüne oturduk ve yemeğe başlayacaktık ki, Naciye’nin yanımızda olmadığını fark ettik. Sağa baktık, sola baktık, Naciye neredesin diye bağırdık, Naciye yok. Neden sonra Naciye çıkageldi. Meğer karga peşinde koşarken çok yorulan Naciye kulübeye girmiş ve döşeğe yatıp uyumuş. Naciye’nin ortaya çıkmasıyla birlikte rahatladık ve yemeklerimizi yedik.

Yorumu gönderen: memo( bjk_memo_68hotmail.com ), 26.12.2013, 12:14 (UTC):
cok ğüzel

Yorumu gönderen: bbbby( sn ), 27.10.2013, 16:01 (UTC):
ghgdfgb



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
İlkokul Kaynak Sitesi
 
INFOMELDUNG_LOGINBOX
Facebook'ta buluşalım
 
Reklam
 
SUNUM
 

HABER BANDI
 
 

 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=